Türkiye’nin F-16 savaş uçaklarını etkili kullanan ülkelerden biri olduğu uzmanlar tarafından belirtilirken, Türkiye’nin envanterinde yaklaşık 240 F-16 savaş uçağı bulunduğu yetkililerce ifade edildi. Türkiye havadaki gücünü daha da perçinlemek için ABD’den 40 adet F-16 B Blok 70 savaş uçaklarıyla beraber ayrıca mevcut F-16’lar için de 80 adet modernizasyon kiti talep etti. Bu kitlerin mevcut uçaklara katkısı son derece önemli. F-16 blok 70 modernizasyon kitinin Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki F16’ları blok 70 seviyesine çıkartacak parça cihaz ekipmanlardan oluşan bir paket olduğunu söylememiz lazım. Aslında Milli Muharip Savaş Uçağımız hizmete girene kadar oluşabilecek kabiliyet açığını kapatmak, öte yandan da özellikle bölgedeki gelişmeler, bölge ülkelerinin hava kuvvetlerine, askeri havacılığa yaptıkları yatırımları göz önüne aldığımızda oluşabilecek kabiliyet açığını gidermek için en yeni kabiliyete, teknolojiye sahip F-16 modeline Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyacı var. Bu anlamda aslında Milli Muharip Uçak hizmete girene kadar bir ara çözüm olduğunu söyleyebiliriz. Modernizasyon kitleri aynı zamanda hem Türkiye’nin hem de NATO’nun güney kanadının korunmasına da katkı sağlayacak.
Ancak anlaşıldığı gibi Türkiye’nin hem Biden yönetimiyle, Beyaz Saray yönetimiyle hem de Kongre’yle ilişkileri anlamında F-16 çok önemli bir gündem maddesi. Çünkü özellikle Kongre’de bazı üyelerin de liderliğini çektiği güçlü bir grup, Türkiye’ye F-16 satışını engellemek için hatırı sayılır bir çaba gösteriyorlar. Kongre’deki Rum, Ermeni ve hatta Hint lobileri dahi bu anlamda ciddi lobi çalışmaları yürütüyorlar.
ABD Başkanı Biden söz verdiği halde F-16 savaş uçakları neden Türkiye’ye kısıtlı verilmek isteniyor?
ABD Temsilciler Meclisi 14 Temmuz’da Türkiye aleyhtarı skandal bir karar aldı. Meclis ABD Başkanı Joe Biden’ın Türkiye’ye F-16 satışına, Türkiye’nin, Yunanistan hava sahasını ihlal etmeme şartı ile izin verdi. Bu şart Yunanistan’ın uzun yıllardan bu yana Türkiye’ye kabul ettiremediği hava sahasını Amerikan baskısı ile gasp etme seviyesizliği yanında, Türkiye’nin egemenlik haklarına ipotek koyma girişimidir. Şüphesiz Türkiye milli menfaatlerine aykırı bu seviyesiz kararı kabul etmeyecektir. Konunun önemli uzmanlarının belirttiği gibi bu yalnızca askeri bir konu değil, yalnızca siyasi bir mevzu değil aynı zamanda Türkiye’nin hem Ege’de hem Doğu Akdeniz’de ulusal çıkarlarını koruyabilmesi, bu çıkarlar doğrultusunda hareket edebilmesi için çok güçlü hava kuvvetlerine ve çok güçlü deniz kuvvetlerine sahip olması gerekiyor. Eğer bu şekilde üstünlüğümüzü sürdüremezsek, diplomatik arenada ya da jeopolitik arenada daha da zorlanabiliriz. Bu bakımdan F-16 gibi geçici bir çözüm tabii bu bir kabiliyet açığını kapatacak olmakla birlikte Türkiye’nin kendi özgün, milli çözümlerine odaklanması bunlardan asla şaşmaması gerekiyor. En başta tabii Milli Muharip Uçak olmaz üzere.
KRİTİK PROJE: MİLLİ MUHARİP UÇAĞI
Türkiye’nin Milli Muharip Uçağı Projesi adım adım ilerliyor. Uçağın motoru 2023 yılında çalıştırılacak. Türk Hava Kuvvetleri’nin gücüne güç katacak. Dışişleri Bakanı Mevlütoğlu da Milli Muharip Uçağı Projesi’nin çok kritik bir proje olduğunu vurguluyor: ‘Milli Muharip Uçak Projesi’ne ben iki bakımdan çok önemsiyorum. Birincisi, ileri seviye kabiliyetlere sahip olan 5. nesil olarak nitelendirilen bir uçak olarak Milli Muharip Uçak, Türk Hava Kuvvetleri’nin vurucu gücüne, caydırıcı gücüne çok büyük bir katkı sunacaktır. Diğer önemi de harekat bağımsızlığı dediğimiz kavramda yatıyor. O da Türk Hava Kuvvetleri’nin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin herhangi bir dış baskı, yaptırım, engellemeye tabi olmaksızın kendi ulusal menfaatleri doğrultusunda, ulusal savunma ihtiyaçları doğrultusunda bu uçağı kullanabilmesi anlamına geliyor.
2030’lu yıllarda Milli Muharip Uçak hizmete girdiğinde tamamen yerli savunma sanayimizin ürünü silah ve sistemlerle de donatıldığında harekat bağımsızlığını Türkiye’ye sunacağı için bölgedeki hava gücü dengesini de Türkiye lehine çok büyük bir sıçrama kaydedecektir. Bu bakımdan çok kritik bir projedir.
ABD, RUSYA, TÜRKİYE, S-400’LER, F-16 GERİLİMİ
Madrit NATO Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı Biden ve NATO Genel Sekreteri Stoltenberg PYD/PKK’nin terör örgütü olduğunu kabul etmişlerdi. Ayrıca Biden ikili görüşmelerde Türkiye’nin istediği 40 adet F-16 Blok 70 savaş uçağı ve 80 adet modernizasyon kitinin Türkiye’ye verileceği sözüne rağmen sözler tutulmamıştı. Amerika özellikle Ortadoğu’da PY/PKK’yı desteklemeye devam etmiş, Türkiye’nin bu terör örgütünü Suriye’nin kuzeyi başta olmak tamamında etkisiz hale getirmek üzere askeri harekat düzenlenmesine Amerika Türkiye’yi bizzat hedef alan algı ve kaos operasyonlarıyla cevap vermişti. Türkiye Başkanı Erdoğan’ın Ukrayna’da Lviv’e yaptığı görüşmelerden dönerken basına yaptığı açıklamalarda Suriye’de Irak’ta ABD’nin baştan beri terörü desteklediğini belirtmesi anlamlıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Rusya ile Ukrayna ile konuşabilen, dünyanın tahıl sorununu çözen imajı yüksek bir küresel liderdir. Günümüzde Türkiye ile ABD arasında F-16 sorunu yaşanırken Rusya’nın 2’nci bir S 400 anlaşmasının imzalandığı açıklamasını Türkiye kabul etmemiştir. Bu açıklamanın hedefi terör muhibbi Amerika’dır..

