Pazartesi, 02 Kasım 2009 03:05

11 Eylül, Türkiye'de Darbeyi mi Önledi?

11 Eylül, Türkiye’de Darbeyi mi Önledi?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.  

Ağustos 2001’de Başbakan Mesut Yılmaz 2001 ekonomik krizinde çıkış yolları ararken askerin fırçasını yeyip susmuştu. Bedelini de 2002 seçimlerinde ANAP ödedi. Peki bu süreçle 11 Eylül İkiz Kulelere saldırının bir ilişkisi olabilir mi?

4 Ağustos 2001’de Başbakan Mesut Yılmaz 2001 ekonomik krizinde çıkış yolları ararken askerin fırçasını yeyip susmuştu. Bedelini de 2002 seçimlerinde ANAP ödedi. 2009 Kasımında da ANAP bitti. Mesut Yılmaz bugün darbecilerle aynı safta. 

ANAP’ın hazırlattığı ‘Gün ışığında Türkiye’ raporunun ne kadar haklı ve gerçekçi olduğunu şimdi anlıyoruz fakat Genelkurmay o tarihte siyasete müdahale ederek Türkiye’nin yolunu şaşırtmıştı.

Ulusal Güvenlik sendromu

Sayın Mesut Yılmaz’ın sözleri şöyleydi: “Yaraları sarma zamanı gelmiştir. Bunu da ancak, ulusal güvenliği bir sendrom olmaktan çıkarıp, geleceği kucaklayan çağdaş bir anlayışa kavuşturarak yapabiliriz... Bir milletin kendi ulusal güvenlik gereklerine riayet etmemesi ve kayıtsız kalması düşünülemez. Ancak, bu ülkenin geleceği için atılması gerekli her ileri adımın ulusal güvenlik gerekçesiyle kesilmesini de kabul etmek mümkün değildir.” (Ağustos 2001 tarihli yazılı basından)

‘Gün ışığında Türkiye’ isimli rapor’dan bazı başlıklar

• OHAL’de çalışanlara giden paranın ekonomiye etkisi.
• Terörle mücadeledeki mühimmat ve teçhizat harcamaları.
• Dağa-bayıra yapılan gereksiz altyapı yatırımları.
• İç düşmana karşı yapılan tatbikatlara harcanan para.
• Sanayi tesisi yapılabilecek bölgelerin orduya tahsisi.
• Yanan ormanlar, kapatılan okullar ve boşaltılan köylerin neden olduğu kayıplar.
• Kürtçe TV ile başörtüsü yasağının iç barışa vurduğu darbe.

Genelkurmay’ın yazılı uyarısı

Genelkurmay o tarihte MGK’yı beklemeden kamuoyuna açıklama yaparak başbakanı zor durumda bırakmıştı. Resmi açıklama şöyleydi.

“Ekonomi iflas noktasına gelmişse!.. Ekonomiyi bu hale getirenler hakkında en ufak bir işlem yapılmıyorsa!.. Küreselleşme anlayışı, ekonomik teslimiyetçilik olarak benimseniyorsa!.. Tüm bu olumsuzlukların nedenini ‘ulusal güvenlik kavramı’ ile örtmek ve bu kavramın sonucu olarak görmek hem makûl hem de insaflı değildir, aynı zamanda tehlikelidir...Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’nin bekası, refahı ve mutluluğunu hedef alan konuların daha ciddi, günlük siyasi çıkarlardan arındırılmış platformlarda tartışılmasının uygun olacağı inancı içindedir.... Yapılan bu talihsiz konuşmada; “Her ileri adımın, ulusal güvenlik gerekçesiyle kesildiği” ifade edilmiş, ancak tek bir örnek de verilmemiştir.

Mesut Yılmaz, 4 Ağustos günü yaptığı konuşmada, evet “Değişimin anahtarı, ulusal güvenlik sendromundan kurtulmakta” dedi, fakat partisini raporunu savunmadı ve içini doldurmadı. Büyük ihtimal darbeden korktu, sustu.

Sürecin basamakları olan önce sözlü uyarı, sonra yazılı uyarı sonuç alınamazsa askeri müdahale...

Genelkurmay Başkanı bir anlık öfke ile böyle bir konuşma yapmaz. Özellikle Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu gibi ketum, müdebbir birisi o tarihlerde Psikolojik Savaş Birimi ismi ile anılan bugün Bilgi Destek Birimi denilen birimin raporu paralelinde konuşmuş olması çok daha akla yatkındır.

Acaba o tarihlerde siyasi partilerden ümit kesilmişti de askerin siyasete müdahale sürecinin basamakları olan “Önce sözlü uyarı, sonra yazılı uyarı sonuç alınamazsa askeri müdahale” prosedürünün düğmesine mi basılmıştı. Arşivler açılsa da bir görebilsek. Tabii 40 çuvalın içinde değilse.

Bu olaydan şu sonucu da çıkarmalıyız askeri müdahalelerde sivillerin çifte standardı, açık olmamaları, güven uyandırmamalarının da büyük rolü vardı. Keşke o zaman da seçime gidebilen bir siyasi irade olsaydı.

Akla yakın gerekçe İkiz kule bombalamalarının o tarihlerde Türkiye’de askeri müdahale sürecini değiştirmesi gözüküyor.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.  

 

Prof.Dr. Nevzat Tarhan

Yönetim Kurulu Başkanı

www.nevzattarhan.com | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...