Cumartesi, 27 Şubat 2021 21:03

28 Şubat Post Modern Darbesi ve Arka Planı

‘Hafıza-yı beşer nisyan ile maluldür ( İnsan unutkandır) denmiştir. Bu unutkanlıktan dolayı yaşanmış hadiseleri hatırlayıp ders almaz. Ders alınmayınca da büyük bedeller ödeten olaylar halde de,istikbalde de devam edip bedel ödetmeye devam ederler.Sömürgeci emperyalistler veToplum mühendisliği yapan ifsad komiteleri geçmişten ders almıyan milletleri ve toplulukları parçalayıp hakimiyetlerini sürdürürler.Ağır bedeller ödememek için geçmişte yaşanan olayları unutmamak gerekir.Bununda yolu; madem insan unutkandır,o halde unutmamak için yazmak ve yazılanları tekrar be tekrar okumak gerekir. Bu memlekette bir zamanlar ’28 Şubat post modern darbesi’ yaşandı. Meşru (seçilmiş) bir hükümet ihtilalle değil, ihtilal tehdidi ile devrildi. Bu yüzden buna ‘ post modern darbe’ denildi.İnsanlar intihar etti, hapishanelere tıkıldı, işlerinden atıldı, kılık-kıyafetlerinden dolayı ve imamhatip mezunu olmaları sebebiyle okuma hakları ellerinden alındı.Mütedeyyin olmaktan başka bir ‘ suçu ‘ olmayan insanların kurdukları ticari şirketler ‘ yeşil sermaye ‘ suçlamasıyla batırıldı.Daha nice nice olaylarla memlekete zarar verilip milletin geleceği katledildi.Ben de 28 şubat post modern darbesinin bir mağduruyum ve GATA’ dan sürüldüm.Suçum; Bana göre ‘Rabbim Allah’ demek, darbecilere göre de ‘ koyu kökten dinci ‘ olmak.Malum lâ-dini olanlar Kur’âna göre dini yaşamak isteyenlere ‘ fundamentalist- kökten dinci ‘ diyorlar. Şimdi olayları kısaca hatırlatalım. 28 ŞUBATA GÖTÜREN OLAYLAR a-Refah partisi 27 Mart 1994 belediye seçimlerinde başta İstanbul olmak üzere 28 ilde belediye başkanlıklarını almış ve birinci parti olmuştu. b- Türkiye, Aralık 1995'te yapılan seçimlerde bir ilki yaşamıştı. Refah partisi sandıkta büyük bir zafer kazanmış, oyların %21 ni alarak birinci parti olmuştu. Meclis'teki 550 sandalyenin 158'ini kazanmıştı. Refah Partisi ile DYP koalisyon kurmuş Milli görüşün lideri Necmettin Erbakan Başbakan olmuştu. c- 24 Ekim 1996 da Erbakanın girişimleriyle sekiz İslam ülkesinin oluşturacağı D-8 lerin temeli atıldı. Bundan sonra sanki ‘gizli bir el’ işe karıştı ve peşi sıra birbiriyle ilintili olaylar Ülke gündemine oturdu. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz. 1- 23 Ekim 1996'da, meydana çıkan Aczimendilerle işin boyutu başka yöne kaydırıldı. 2 ay sonra da Fadime Şahin olayı patlak verdi. Aczimendilerin lideri Müslüm Gündüz Fadime Şahin'le bir evde basıldı. Operasyon ise adeta canlı yayınlandı. Medyada bu olay günlerce tartışılırken dindar insanlar töhmet altında bırakıldı. Sonrasında ise sahte şeyh Ali Kalkancı televizyonlara çıktı. Tabii o da operasonlara dahil edildi. 2- 3 Kasım'da meydana gelen Susurluk kazası ve Erbakan'ın bu olay için 'fasa fiso' demesi kendisini siyasi anlamda etkiledi. Bu olayın ardından İçişleri Bakanı Mehmet Ağar istifa etti, yerine Meral Akşener getirildi. 3- 7 Aralık 1996 Ankara DGM savcısı Nuh Mete Yüksel, Başbakan Erbakan, Çalışma Bakanı Necati Çelik ile bazı milletvekilleri hakkında suç duyurusunda bulundu. 4- 10 Aralık'ta toplanan Rektörler komitesi yayınladığı deklarasyonda, hükümete susurluk ve basına baskı konusunda sert uyarılarda bulundu. Deklarasyonu YÖK Başkanı Kemal Gürüz okudu. 2 hafta sonra ise, oluşan kaygan siyasi zeminde DYP'li bazı vekiller istifa ederek Hüsamettin Cindoruk Liderliğinde Demokratik Türkiye Partisini Kurdu.Böylece REFAH-DYP koalisyonuna bir darbe vuruldu. 5- 11 Ocak 1997'de "Meşhur İftar" yemeği gerçekleşti.Başbakan Necmettin Erbakan, 11 Ocak 1997 Cumartesi günü, Başbakanlık Konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere iftar yemeği verdi. 6-Yargıtay Başkanı Müfit Utku ile Barolar Birliği Başkanı Eralp Özgen adli yıl açılışındaki konuşmalarında şeriat ve laikliği gündeme taşıdılar. 7- TÜSİAD ekonominin kötüye gittiğini ileri sürerek erken seçim talebini dile getirdi.Halbuki ekonomi düzelmeye başlamış ve ilk defa havuz sistemiyle denk bir bütçe yapılmıştı. 8-Medyada ‘irtica’ manşetleri Medyada da art arda çıkan "Taksim'e cami", "Ayasofya ibadete açılacak", "500 tarikat 5 bin şeyh", "Defileler yasaklanıyor,modern hayata karışılıyor" vb manşetler atılarak ortamı gerip, orduyada mesaj verildi.. Bu olaylar üzerine yüksek rütbeli subaylar Gölcük'te irtica toplantısı gerçekleştirdi. Gazetelerde bu toplantıyı orgeneral rütbesindeki 9 komutanın 72 saat boyunca üst üste toplantı yaptı şeklinde duyurdu. Yüksek rütbeli subayların Gölcük'te toplanarak irticanın iktidarda olduğunu tartıştıkları yazılıp çizildi. Tarihi MGK'ya 1 ay kala ‘ irtica ‘ artık manşetlerden inmedi. 9-30 Ocakta Sincan Belediyesi'nin düzenlediği ve İran Büyükelçisi Ali Rıza Bugheri'nin de katıldığı Kudüs Gecesi düzenlendi. Sıradan bir tiyatro oyunu gazete manşetlerine "Cihat" çağrıları yapılıyor biçiminde yansıtıldı.Belediye başkanı Bekir Yıldız tutuklandı, mahkûm edildi. 10-31 Ocak, önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Siyasi Partiler Kanununa aykırı davrandığı için RP'yi uyardı. Ardından dönemin başsavcısı Vural Savaş Erbakan'ın ülkeyi iç savaşa sürüklediğini ileri sürdü. 11- 4 Şubat 1997 de Ankara- Sincan'da askerler 20 tank ve 15 zırhlı araçla geçiş yaptı. Dönemin Genelkurmay 2.Bşk.Org.Çevik Bir ‘Demokrasiye balans ayarı yapıyoruz’dedi. Tanklarla ‘balans ayarı’ emrini KKK Org.Hikmet Köksal verdi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya 'irtica, PKK'dan daha tehlikeli' dedi. 12- SİYASİLERİN KAOSU ÇAĞRIŞTIRAN DEMEÇLERİ Şubat ayının başlarında dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz "Türkiye kaosa gidiyor. Güçbirliği yapmaya hazırız."açıklaması yaparken,H. Cindoruk "RP düzeni silahla değiştirecek" beyanatını verdi. 13- 5 Şubat'ta Cumhurbaşkanı S.Demirel, Başbakan Erbakan'a ‘ordudaki rahatsızlıkla’ ilgili bir uyarı mektubu gönderdi. 14- Her gün Tv. ve gazetelerde ‘ irtica korkusu’ haberleri yayınlanıyordu. Muhalefet, sendikalar, iş dünyası aynı korkulardan bahsediyordu . 11 Şubat'ta Ankara'da Şeriata Karşı Kadın Yürüyüşü yapıldı. 15- TARİHİ MGK TOPLANTISI Tarih 28 Subat 1997... Gazetelerin günlerdir birinci sayfalarında işaret ettiği tarihi MGK toplantısı yapıldı.En uzun Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından Başbakan Necmetin Erbakan'a yapılan baskılar iyice arttı. O MGK'da "irtica ile mücadele bin yıl sürecek" denilen süreç başlatıldı. Alınan karalar hükümete bidirildi, laiklik konusunda yasaların uygulanması istendi. 16- 4 Mart'ta Başbakan Erbakan, MGK kararları yumuşatılmazsa imzalamayacağını söyledi ve imzalamadı.13 Mart'ta Başbakan Necmettin Erbakan, MGK kararlarını imzalamak zorunda kaldı. Erbakan daha sonra bu kararları imzalamadığını sadece ön yazıyı imzaladığını söyleyecektir. 17-MGK kararlarını uygulama komitesi kurularak ülke çapında irticacı avı başlatıldı. 18 –RP KAPATILMA DAVASI 21 Mayıs'ta Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, ''Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini'' iddia ederek, RP'nin kapatılması için dava açtı. 19-7 Haziran'da Genelkurmay, irticai faaliyetleri desteklediğini iddia ettiği firmalara ambargo koydu. 10 Haziran'da Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığı'na çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing verildi. 20-BATI ÇALIŞMA GRUBU (BÇG) Refahyol Hükümetini takip ve düşürmek için faaliyet gösterilmesi maksadıyla Genel kurmay 2.başkanı org.Çevik Bir’in başkanlığında toplanan komite 7 Nisan 1997 tarihinde ‘Batı Çalışma Grubunun kurulmasına karar verdi. 16 Haziran 1997 de BÇG kuruldu ve ‘ irtica’ cadı avı başlatıldı.Devletin çeşitli kademelerinde görev yapan dindar Akademisyenler, subaylar ve yöneticiler. ‘ irticacı’ yaftası vurularak önce fişlendiler , sonra görevlerinden atıldılar. 21- İmamhatiplerin ve diğer meslek liselerinin ortaokul kısımları kapatıldı. Bu okullardan mezun olan öğrencilerin üniversitelere girişi, katsayı uygulaması ile engellendi. 22- Başbakan N.ERBAKAN İSTİFA ETTİ 18 Haziran 1997 de Necmettin Erbakan başbakanlıktan istifa etti 23- 19 Haziran'da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet kurma görevini o sırada arkasında TBMM çoğunluğu olan ( RP,DYP ve BBP destek vereceklerini açıkça beyan etmelerine rağmen) DYP lideri Tansu Çiller'e vermeyip, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a verdi. 24- 30 Haziran 1997 de Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Hüsamettin Cindoruk'la birlikte ANASOL-D Hükümeti'ni kurdu. Gelecek yazı; 28 Şubat post modern darbesinin arka planı.

Prof.Dr.Yusuf ÖZERTÜRK

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...