Uyarı

JUser: :_load: 105 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Cumartesi, 27 Aralık 2008 02:29

HİLMİ PAŞA 28 ŞUBAT'A İHANET ETMEMİŞTİR.

HİLMİ PAŞA 28 ŞUBAT'A İHANET ETMEMİŞTİR.

Sayın İlhami Erdil, hakkında soruşturma başlatan eski Genelkurbay Başkanlarından Emekli Orgeneral Hilmi Özkök ile ilgili bir tartışmayı başlattı. Alkol almıyormuş gibi göstererek, dönemin hükümeti ile aynı görüşü benimsediğini ima etmek istedi.

Sn. Hilmi Özkök Orgeneral olduğu Agustos'ta ben emekli olmuştum. Kendileri ile albaylıklarından itibaren tanışıklığım vardır. Muhterem bir insandır. İnsancıl yönleri üstündür. Çok çalışkandır. Herkes ile medeni ilişkiler kurabilecek, yumuşak bir kişiliğe sahiptir. Kendilerini sayarım. Kendileri de, terfi edip Kara Kuvvetleri Karargahında ziyarette bulunurken karşılaştığımızda, emekliliğime üzüldüğünü ifade etmişti. Görevde bulunduğumuz sürelerde tarafımıza sempati beslediğini düşünürüm.

Ama, ben de, 28 Şubat zihniyetine ihanet etmediğini düşünüyorum. Genelkurmay Başkanlığı döneminde, 28 Şubatçıların çizdiği ana hedeften sapma olmamıştır. Sadece yöntemde farklılık olmuştur. Yani, dayatmalar sükunetle yapılmıştır. Zamanın hükümetinin TBMM'e getirip de geri çektiği tasarıları düşünür isek, 10'a yakın askerî müdahale yaşadığımızı ve 1000'e yakın subay ve astsubayın da hukuk dışı tasfiyeye tabi olduğunu görürüz.

Görevini devretmesinden üç ay önce kendilerine yazdığım, açık mektubu, bugünkü tartışmalara ışık tutacağı inancıyla, aşağıda tekrar dikkatlere sunmak istiyorum.

28 Şubatçılar, Ergenekoncular ve bunların koltukçuları, Eski Genelkurmay Başkanımız Emekli Orgeneral Sn. Hilmi Özkök'ün hakkını yemesinler.

Görevlerini harfiyen yapmışlardır.

Biz de, kişileri değerlendirirken, lafa ve yumuşaklığa değil, ne yapıldığına ve sonuca bakmasını öğrenelim artık.. 26 Aralık 2008

Adnan Tanrıverdi

E. Tuğgeneral

ASDER Gnl.Bşk.

GENELKURMAY BAŞKANIMIZA AÇIK MEKTUP

 (05 Haziran 2006)

Ülkemizde garip şeyler oluyor.

Sap samana karışmış durumda.

Milletin Refahı ve Devletin bekası  için güvenli ortamın sağlanması ile görevli Silahlı Kuvvetlerimizin mensupları ve emeklileri; huzura, güvene ve istikrara darbe indirmek üzere teşkil edildiği anlaşılan çeteler oluşturuyorlar.

 

Sayın Genelkurmay Başkanım,

30 Ağustos 1996 tarihinden bu yana 10 yıldır Yüksek Askerî Şûra(YAŞ) Üyesi olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin karar mekanizmalarında bulunuyorsunuz. Bu sürenin 4 yılı Genelkurmay başkanı, 2 yılı Kara Kuvvetleri Komutanı, 1 yılı da Genelkurmay İkinci Başkanı olarak geçti.

Bu süre içinde 28 Şubat 1997 müdahalesini yaşadık. Öncesinde ve sonrasında inançlarından dolayı sizin de imzanız bulunan YAŞ kararları ile 952 subay ve astsubay TSK’nden re’sen emekli edildi.(1990:2005 arasındaki sayı ise 1502’dir) Binlercesi de YAŞ tehdidi nedeniyle kendiliğinden ayrıldı. Böylece 10 bine yakın subay ve astsubay tasfiyeye tabi tutuldu.

Büyük bir tasfiye, Silahlı Kuvvetler muvazzaf kadrosunun yaklaşık %20’i. 10 yılda gerçekleştirildi. Yeni personel alımlarında da 10 yıldır aynı tasfiye kriterleri uygulanıyor. 

2005 Aralık Şurasında inançlarından dolayı emekli edilenlerin sayısı 4 kişi. Üzüntü verici ve ürkütücü. Demek ki süreç tamamlanmış. İstenmeyen niteliklerden arındırılmış bir kadrolaşma oluşturulmuş. Yeni alımlarda da elek sık tutulduğuna göre, önümüzdeki yıllarda inançlarından dolayı Silahlı Kuvvetlerimizden tasfiye edilme sorunu ile karşılaşmayacağız.

Göz ardı edilen bir konu var. Silahlı Kuvvetlerden uzaklaştırılanlara disiplinsiz dediler. Devlet ve laik Cumhuriyet için potansiyel tehdit dediler. Aradan 10 yıl geçti. İçlerinden hiç biri, değil devlet karşıtı örgütlü bir suça, adi bir suça dahi karışmamışlardır.

Hakları gasp edilmiştir. Mağdur edilmişlerdir. Ama esas zarar Devlete ve Millete verilmiştir.

Silahlı Kuvvetlerle birlikte Devletin de dengesinin bozulmasına sebep olunmuştur. Bu tasfiyeyi gerçekleştirenler millete en büyük kötülüğü  yapmışlardır. Silahlı kuvvetleri siyasete alet etmişler ve siyaseti Silahlı Kuvvetlerin içine sokmuşlardır.

 

Sonuç bu gün ortadadır.

Disiplinsizler atıldığına göre, çeteleri kuranlar disiplinliler mi oluyor?

Silahlı kuvvetlerin tepesindekiler siyaset yapar da genç kadrolar yapmaz mı?

Genç kadrolarda çeteleşme olur da onların komutanlarında ve üst kadrolarında çeteleşme olmaz mı?

Yoksa bu dayatmaları kimler yapıyor? 

TBMM’nin ve Hükümetin elini kolunu kimler bağlıyor?

Aba altından sopayı kimler gösteriyor?

 

Mevcut ortamda, milletin değerlerinin siyasiler tarafından savunulması fevkalade riskler taşıyor. Kritik dengeler altüst oluyor. İstikrar bozuluyor. Devletin itibarı zedeleniyor. Millet fakirleşiyor.

 

Sayın Genelkurmay Başkanım.

Muhalefeti herkes yapar.

Devletin ilkelerini herkes korur.

Bunun için siyasi partiler var, basın var, sivil toplum kuruluşları var, millet var, seçim var.

Hükümetlere ve TBMM’ne muhalefet etmek, karşısında anayasal kurumlarla ve muhalefet partisi ile muhalefet bloğu oluşturmak Silahlı kuvvetlere mi düşmeli?

Pekiyi Silahlı kuvvetler siyasetin içine dalarsa, milletle ve değerleri ile boğuşursa, dış tehditlere kim dur diyecek?

Bu millete Balkan Bozgunu gibi bir bozgun daha yaşatılırsa ortada devlet de millet de kalır mı?

Bırakınız, milletin meseleleri TBMM’de çözülsün. Silahlı Kuvvetlerimiz de onun emrinde verilecek savunma görevlerine hazır olsun.

Bırakınız, Silahlı Kuvvetler mensupları milletin efendisi gibi değil hizmetkarı gibi olsun.

 

Emekliliğinize birkaç ay kaldı. Son bir kez daha düşünün, milli irade ile çekişme içinde olacak değil, uyum içinde çalışacak bir komuta kademesi oluşumuna yardımcı olunuz. Bu gün gelinen noktadan memnun olduğunuzu düşünemiyorum. Görevi huzur içinde teslim edebileceğinizi de düşünmüyorum. Çünkü, emekliliğimin üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen TSK’nin gidişat üzerindeki menfi rolünden ben rahatsızım. 05 Haziran 2006”

Adnan Tanrıverdi

Emekli Tuğgeneral

ASDER Genel Bşk.

 

Adnan Tanrıverdi

Emekli Tuğgeneral

www.adnantanriverdi.com | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

2 yorum

  • Yorum Linki Ahmed Hadi Cumartesi, 27 Aralık 2008 09:06 yazan Ahmed Hadi

    Sayın Paşam bu tatlı ikazlarınızı İnşallah dikkate almışlardır.Allah Razı Olsun.

    Raporla
  • Yorum Linki Nurlu19 Cumartesi, 27 Aralık 2008 02:42 yazan Nurlu19

    Çok güzel bir uyarı olmuş yazınız.Kaleminize sağlık.Allah size uzun ömür versin.Evet insan olarak biz ele yani yapılan fiiliyata bakarız ve bakmalıyız.Ne yazıkkı günümüzde beyinlerin içini okuduklarını söyleyerek vesvese ile insanlara zülmedenler var.Nitekim YAŞ kararlarıda bir niyet okumadır.yoksa bu insanları madurları mahkemeye çıkarılırlardı.

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...