Uyarı

JUser: :_load: 149 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Pazartesi, 03 Kasım 2008 02:10

Hüseyin Üzmez hasta mı, suçlu mu?

Hüseyin Üzmez hasta mı, suçlu mu?

 

03 Kasım 2008 06:00

 

Cinsel taciz ve istismar olaylarında kurbanlar kadar faillerin de muayenesi gerekir. Sayın Hüseyin Üzmez’in psikiyatrik kontroldan geçmemesi çok şaşırtıcı.

 

Çocuğa cinsel taciz suçundan sanık Sayın Hüseyin Üzmez’le ilgili Adli Tıp Raporu ciddi şekilde tartışılıyor. Ancak tartışma hep çocuk çevresinde dolaşıyor.

 

“Çocukta cinsel taciz sonucu nasıl fiziksel veya ruhsal hasar olmazmış” tepkisi var.

 

Çocuğu muayene eden hekim veya hekimlerin tıbbi verilerini ve gerekçelerini görmeden, adli dosyayı incelemeden bir yorum yapmak yanlış olur.

 

Fakat asıl tartışılması ve kamu vicdanının rahatlatılması gereken konu çocuk değil 78 yaşındaki aktördür. Muayene edilmesi ve hasta olup olmadığının değerlendirilmesi gereken kişi odur. Adli Tıp Kurumu’na muayeneye gönderilmemiş olması çok şaşırtıcı.

 

65 yaşını geçen bir kişi notere işlem için gittiğinde ‘Akıl zayıflığı, hastalığı veya bunama belirtileri’ olup olmadığına dair Psikiyatrik Rapor istenir. Sağlam raporu olmayanlara verilecek her karar da bu eksiklik Yargıtayca bozma nedeni olarak kabul edilir.

 

Eğer cinsel davranım bozukluğu ‘Seks Bağımlılığı’ tanısını alıyorsa ceza azami sınırlardan verilir. Yahut ‘Frontal Lob Demansı’ olarak bilinen bir bunama türü varsa cezai ehliyeti yoktur. Ceza verilmez, ancak kısıtlama uygulanır.

 

Bu bunama türünde kişi utanmaz, sıkılmaz, pişmanlık duymaz, hatasını küçümser ve cinsel arzularını baskılamakta zorlanır. Kişiliğinin diğer alanları sağlıklı olabilir. Saşi bir değerlendirme ile sağlıklı olduğu zannedilir. Bazı nöropsikolojik testlerle ve beyin görüntüleme verileri ile kesin tanı koyulabilir.

 

Komşusuna, torununa sarkan yaşlılar bu gözle mutlaka değerlendirilmelidir.

 

Şimdi Sayın Üzmez’in cezaevinden çıkar çıkmaz televizyonlarda boy göstermesi, olayı küçümsemesi, fevri konuşmaları, kendisine kızların asıldığını övünerek anlatması, kişilik değişikliği gösteren bir tür bunama belirtilerini çağrıştırmaktadır. ‘Disinhibisyon’ denilen araz da kişi isteklerini, konuşmalarını, öfkesini denetlemeyi başaramaz.

 

Sayın Üzmez’in davranışsal belirtileri olan kişilik değişimi biçiminde bir tür bunama içinde olması kuvvetli bir ihtimaldir.

 

Bizim mahallenin adamı denilerek örtbas etmeye çalışanlar veya karşı mahallenin adamı diyerek abartarak yorumlayanlar mahcup olabilirler.

 

Eğer Sayın Hüseyin Üzmez sağlıklı bir insan ise vicdanının sesini dinler nefs ve şeytanın yeni hilelerine karşı inzivaya çekilirdi. Hem kıza ve ailesine zarar vermemiş olur hemde dostlarının yüzüne bakabileceği, başı dik dolaşabileceği güne kadar aklanmayı beklerdi.

 

Lütfen Hüseyin Üzmez’le karşılaşan dostları onunla torunları ve kızlarını aynı evde bırakıp bırakamayacaklarını düşünsünler. Mutlaka tavır koysunlar. Buna faydalı mahalle baskısı denilir, toplumu ve gelecek kuşakları korumuş oluruz.

 

Hüseyin Üzmez’in eşinin pişkin tavırları çok şaşırtıcı ve cahilce. Hiç mi kadınlık onuru yok, bu nasıl dindarlık anlayışı? “Zevce-i Tahirat” hayatlarını hiç mi okumamış?

 

Demek ki insanlar nefislerini ve menfaatlerini herşeyden daha çok seviyorlar ve inançlarını kolayca ucuza satabiliyorlar.

 

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Prof.Dr. Nevzat Tarhan

Yönetim Kurulu Başkanı

www.nevzattarhan.com | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

1 yorum

  • Yorum Linki Ersan Cumartesi, 08 Kasım 2008 16:11 yazan Ersan

    Evet, sayın hocamla bilimsel konuda konuşmaya ehil ve yetkin olmadığımı düşünerek bir hususu gündeme getirmek istiyorum. Sayın Üzmez'e işam edilen suçun toplumda ve şahsımızda kabül görmesi mümkün değildir. Ancak Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimde mealen biz inananlara hitaben; " bir günah işlediğinizde tövbe ediniz, tövbe edinizki sizleri affedeyim "denilmektedir. İslam da suçluluğu kesinleşmiş insanlara cezaları verilmek ile sonrasında toplumdan dışlanmamaktadırlar. Hele hele Sayın Üzmezin suçlu olduğuna inanmayan bir eş varsa elbette eşine destek olmak adına kızılcık şerbeti içsede bunu hissettirmeyecek ve destek olacaktır. Sn. Üzmezin geçmiş dönemlerdeki tutumuna baktığımız zaman bana göre karşıt grupların yaptığını yapmamalıyız diye düşünmekteyim. Sayın Hocamda keşke " ki keşke aslında bizlerde olmamalı" bu hususu tasvip etmese dahi bunu toplumsal bir sorun dan ziyade ideolojik olarak değerlendiren bir takım grupların ekmeğine yağ sürercesine bu yazıyı yazmasa idi. Konuyu belki bilimsel açıdan değerlendirerek suskun kalsa ve dua etse idi. Ama elbette sorumluluğunu ve konumunu iyi bilen bir insan olarak Sayın Hocama yanlış yaptınız demek bana yakışmaz. Sağlıcakla...

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...