Perşembe, 04 Mart 2010 12:46

''İnsan omzundaki rütbeden utanır'' denilecek durumlar

''İnsan omzundaki rütbeden utanır'' denilecek durumlar

Ülkemizi, bayrağımızı, ordumuzu seviyoruz ama gerçekleri daha çok seviyoruz. Olayları ayrıştırarak düşünmeliyiz. TSK’yı ayrı cuntacı kadrolar ayrı ele alarak bu mümkün olur.

Bir tarafta sahte Batı Çalışma Grubu raporları ve imzasız mektuplarla  yargısız infaz organı YAŞ kararları ile ekmeği ve geleceği ile oynanan, ordudan uzaklaştırılan  onbinlerce subay astsubay yargılanmadan suçlu ilan edildi.

Diğer tarafta yargının bir numaralı terör sanığı kabul ettiği Üçüncü Ordu Komutanı hiç bir şey yok gibi görevine devam ediyor. Üstüne üstlük Genelkurmay Başkanından özel ilgi görüyor. Çifte standart, adaletsizlik ve hukuksuzluğun canlı bir örneği... Arşı titretecek bir haksızlık.

Bizim geleneğimizde bir öğütün yöneticilerde büyük etkisi olmuştur.

“Mazlumların ve zulme uğramış kişilerin Allah ile aralarında perde yoktur onların feryatlarından korkunuz” mealinde Peygamber öğüdü ecdadımız tarafından her valiye öğretilmişti.

Bu konu ile ilgili Bağdat valisinin konağı yıkılma vakasına eli ve nefesi kuvvetli Belediye Başkanı cevabı için Adnan TANRIVERDİ Paşamızın “İktidarda mazlumların da hissesi var” harika cevabını şu linkten okuyabilirsiniz.

 http://www.adnantanriverdi.com/index.asp?konum=4&adresi=1177 

Türkiye yakın tarihte en büyük zalimliği TSK bünyesinde görmüştür. Bu acımasız zulüm ve despotizm 1960, 1971, 1980 ve 1997’de ordumuzda doku değişikliğine neden olmuştur.

Bu kadrolar Atatürk’ün Anayasasını 1960’da kaldıran sahte Atatürkçülerdir.

Ciddi ve sarsıcı delillerle hakkında dava açılmış Orgeneral Saldıray Berk’in ne derece şahin olduğu anlaşılıyor. Genelkurmay Başkanı bile ondan çekiniyor ki kış tatbikatına hiç bir şey olmamış gibi gidebildi. TSK’daki kadrolaşmanın vahim sonucu diyebiliriz.

Açıkça hukuksuz olan bu duruma “Orduda moraller bozulmasın” diye karşı çıkmamak suça ortak olmaktır.

Mahkemenin soğuk duvarları herkesin moralini bozar ancak medeni toplumlar bu duruma katlanmayı öğrenirler. Kimse hukuk önünde özel, önemli ve imtiyazlı olamaz.

Vatanı için canını feda edecek derecede seven dini duyarlılığı yüksek 2000’e yakın subay astsubay YAŞ kararları yoluyla aileleri ile birlikte bir günde kapı önüne bırakılmışlardı.

Emeklilik hakları yok, sağlık güvenliği hakları yok, siviller ve belediyeler iş vermediler, aileleri bile şüphe ile karşılıyordu.

İstanbul Büyükşehir ve çok az kuruluş 28 Şubat döneminde mazlumun yanında olma cesaretini gösterebilmişti. Hatta birçok cemaat ve tarikat bu arkadaşlara bizden uzak dur mesajları göndermişlerdi.

Türk Silahlı Kuvvetleri 27 Mayıs 1960’dan itibaren cuntacı kadroların sızmasına maruz kalmıştır.

Şu anda TSK toplumun dokusuna uymayan bir yapılanma aracılığı ile emir komuta zinciri dışında bazı kadrolar tarafından yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Genelkurmay Başkanı direnemez.

Bu nedenle çete suçu sanıkları yargı yolu açık olmak üzere re’sen emekli edilmelidir. Üçlü kararname yeterlidir. Cuntacıların anladığı dil budur. Aksi takdirde Talat Aydemir hadisesi gibi durumlar yaşanabilir.

Yüksek Askeri Şura kararlarının hukuk denetimine açılması konusunda yapılacak Anayasa değişikliği yargılanmak isteyenler içindir.

Kendilerini yargılanamaz görenler için, omuzlarındaki rütbeyi veren milletten duyacakları utanç onlara yeter.

TBMM hem maşeri hem de beşeri vicdanın sesini dinlemeli.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Son Düzenlenme Cuma, 05 Mart 2010 12:46
Prof.Dr. Nevzat Tarhan

Yönetim Kurulu Başkanı

www.nevzattarhan.com | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

1 yorum

  • Yorum Linki Kemal şahin Pazar, 07 Mart 2010 00:58 yazan Kemal şahin

    Kaleminize sağlık Hocam
    ancak onların utanma duyguları her halde dumura uğramış.
    tarihimizde bilmem bu denlı utanmaz bir grup varmıdır?
    saygılarımla

    Raporla

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

asder logo

Adaleti Savunanlar Derneğinin ilkelerini benimsiyor ve her alanda "adalet"değerini temel alan kural ve uygulamaların gerçekleştirilmesi için mücadele çalışmalarına katılmanın gereğine inanıyorsanız; bizi takip edin...